Showing posts with label Barkley Charles. Show all posts
Showing posts with label Barkley Charles. Show all posts

Monday, June 25, 2012

I'm not a Role Model

                                  
Ben örnek insan değilim. Örnek insan olmak için değil, parkelerin altını üstüne getirmek için para alıyorum zaten. Ebeveynler örnek insanlar olmalı. Smaç basabiliyor olmam... çocuklarınızı yetiştirmem gerektiği anlamına gelmez.

Tuesday, May 8, 2012

Clippers vs Grizzlies 4. Maç

3. maçta Clippers soyunma odasına şu kağıdı asmışlar:
TNT'nin NBA yorumcusu Charles Barkley, Grizzlies'in fiziksel oyun tarzına Clippers'ın cevap verip veremeyeceğini sorguladı.
"Kenyon Martin hariç fiziksel bir takım değil," dedi Charles Barkley; "Grizzlies'in koçu olsam, 'bu akşam smaç basmalarına izin vermiyoruz' derdim, "gecenin en güzel hareketinin peşindeler. Sert olmak, kuralları zorlarcasına kavgaya girişmek istemiyorlar."

Sertlik bir yana Clippers yine ribaunt almakta zorlanacak (Memphis'in 47'sine 36'yla karşılık verebildiler.), Grizzlies'in 19 hücum ribauntu almasına engel olamayacaklardı. K-Mart ve Reggie Evans kenardayken sahaya yansıttıkları sertlik (Sadece savunma ya da ribaunt değil. Sertlik.) haşlanmış patates kıvamına geliyor (Zaten Charles Barkley soyunma odasındaki yazıyı gördükten sonra, "Reggie Evans'ı saymayı unutmuşum" diyecekti.). Şu an yazdığımı cümle emin olun bana da çok garip geliyor ama Evans olmasa Clips seriyi kaybederdi muhtemelen. 8 ribatun alması bir yana her maçta fizikî sertlik getirmeyi başardı. Takımda en çok ribaunt alan oyuncu ise CP3: 9 ribaunt.
Hayır, bu resmi CP3 için değil, Nick Young'un t-shirt'i için koyuyorum.

Aslında Chris Paul pek iyi oynayamadı. 4. çeyrek başlarında kenara gelmişti (normal süre sonuna 4 dakika kala oyuna girecekti.) ve kenardayken Clips farkı 10'a çıkardı. Normal süre sonunda çok kritik bir top kaybı geldi Paul'den (Grizz işi bitirebilirdi. Z-Bo maç boyu topu tutamama yemini etmemiş olsaydı .). Hatta CP3 sahadayken takımı -9 istatistiğiyle oynamış. Tabii uzatmada yine kahraman olacaktı[1]. Aynı lafları gevelemeyeceğim (Playoff. Kritik maç. Sahadaki en iyi oyuncu. Galibiyet.) ama her şeyi unutup şu adamın mükemmelleştirdiği (step-back jumper) silaha bakın. Basketboldaki durdurulması en zor, hatta mümkün olmayan şutlardan biri (Kobe'nin fade-away'i ve Nowitzki'nin leylek şutu gibi.). Tabii uzatmanın kahramanı CP3 ama Memphis'in korkunç[2] hücum ettiği aşikar.

Gasol 4 ŞUT KULLANDI. İnsaf! Gerçi Gasol'un şut atması çok da önemli değil ama kesinlikle topu eline alması ve hücumu şekillendirmesi lazım. İnsanoğlu oksijene ne kadar muhtaçsa, Grizzlies hücumları da Gasol'a o kadar muhtaç. Lionel Hollins sene boyu övdüğüm, yücelttiğim, yoluna güller döktüğüm bir adamdı. Playoff'larda sınıfta kaldığını söylemek yetmez; okuldan atılmış kadar oldu[3]. Kısaları karşısına alıp yakalarına yapışmalı ve haykırmalı: "Topu Gasol'e verin!" Eğer Grizz playoff'larda başarılı olmak istiyorsa her şeyi (pota altını domine etmek, topa baskı yapmak...) bir anlığına unutabilir ama Gasol'un basketbol zekasını bir kenara bırakamaz. Aksi taktirde şırıngayla damarına kriptonit enjekte eden Superman'e benziyorlar.

Hücum ritminin bozulmasında Rudy Gay'in emeği büyük mü? Büyük. Son dakikalarda fena değildi ama tıpkı geçen maçtaki gibi ilk 3 çeyrek boyunca korkunç oynadı. %32'yle oynamasına rağmen tam 25 şut kullandı; liseli ruhunun ete kemiğe bürünmüş hali. Hücumu sürükleyen oyuncu Conley oldu: 25'te 20'la tam 25 sayı. 8 asist ve 7 ribaunt yaptığını da hatırlatıp takımın en iyi olduğunu söylemem lazım. Ama Gasol işlemeyince pek bir anlamı kalmıyor yaptıklarının.

Unutmadan maç yazısı arasına sıkıştırmaya mecbur olduğum bir konu var: Flopping. Clippers oyuncularının her faulde kendilerini yerden yere atmaları, kainattaki her uzaylının midesini bulandırıyor. CP3'nin flop'ları meşhurdur. Blake Griffin[4] ise flop'ların efendisine dönüştü; sırtına hafif darbe aldığında bile domdom kurşunu yemişçesine sarsılıyor. Sene içinde "çok sert darbelerle durduruluyorum" dedi. Playoff maçı oynamamış adamın şikayetine bak amk. Shaq'in 1/4'i dayak yese ambulansla hastaneye gitmek isteyecek muhtemelen. Paul takasından sonra Clippers'a Lob City lakabı takılmıştı. Artık Flop City deniyor.
Olayın foseptik atığının çıktığı dün akşam iyice belli oldu: CP3 kendisine doğru yaklaşanın hakem olduğunu fark etmedi ve... Anlatacak pek bir şey yok. Sadece izleyin
Hatice'yi aldatıp neticeyle halvete gidersek, Clips 3. maçı aldı ve seriyi kazanmaya çok yakın. En azından lig tarihinde yalnızca 8 takımın 1-3'ten geri gelebildiğini biliyoruz. Çılgın bir Parker vs CP3 duellosuna[5] doğru gidiyoruz gibi geliyor.

____________________________
[1]Twitter'da güzel bir yoruma rastladım: "Chris Paul'u sezonda 50+ kere izlemenin güzel yanı belli: bu şeyi 50+ kere yapması."

[2]KORKUNÇ!

[3]İlk karşılaşmada 27 sayıdan maç vermesi zaten unutulmayacak ama Conley'e, "perdeyi kullandıktan sonra Gasol ve Z-Bo'nun potaya devrilmesini sağla" demek bu kadar mı zor? Gençliğine veriyorum Lionel; saflığına, temizliğine.

[4]Dün akşam kariyerindeki en iyi playoff maçını çıkardı. Hatta sert olmaya çalıştığını bile söyleyebiliriz. Maalesef faul olmayan pozisyonlarda bile havada takla atmaya çalışıyor ama rezalet serbest atış kullandığı için flop'larının maça çok etki etmediğini söyleyebilirim.

[5]Spurs'un tek kelimeyle kusursuz hücumuna karşı Clips savunmasının şansı 0 (100 sayının altında tutmaları bile zor.). Olası eşleşmede takımların rekabetinden çok bu düello herkesin ilgisini çekecek. O değil de hala Spurs'un sıkıcı basketbol oynadığını düşünen varsa ya maçları seyretmeye başlasın ya da evine en yakın köprüden atlasın.

Sunday, April 15, 2012

Top 5: Bıyıklı Basketbolcular

Geçenlerde James Harden'ın saç ve sakal stilinden bahsetmiş, farklı imajlardan hoşlandığımı söylemiştim. Şimdi aklıma geldi, lige pala bıyıklı bir adam lazım. Moda olmasın ama birkaç temsilcisi olsun. En son Adam Morrison vardı. Jordan'ın Bobcats'i draft'ta üçüncü sırasından Morrison'ı seçince Yeni Larry Bird(1) geyikleri almış başını yürümüştü. Bir Jordan olamadığını biliyoruz. Morrison 2 yüzük kazandı. Ama 2010 Finalleri'nde oynamadı bile. Merak etmesin, para sıkıntısı çekmez. LA'de tanınan bir adam olduğu için isterse saçlarını kestirip porno sektörüne atılabilir.
                     

Adama Morrison'dan yola çıkıp lig tarihindeki meşhur bıyıkları listelemeye karar verdim. Birkaç haftalığına imaj değiştiren adamları değil (Mesela geçenlerde Jordan'ı Hitler bıyığıyla da gördük ama saçsız kılsız suratıyla hatırlıyoruz.), kariyeri boyunca yeniçeri gibi, Barış Manço gibi, Tom Selleck gibi parkelerde gezinen adamları listeye aldım. NBA'de oynayamamış basketbolcuları zaten göz ardı ettim (ABA'in önemli oyuncularından Wendell Ladner'ı bu yüzden koyamadım. NBA ve ABA birleşmeden bir sene önce, yani daha 26 yaşındayken ölmüştü.). 40'larda, 50'lerde de dev bıyıklı adamlar olabilir. Arada kaçırdığım basketbolcular vardır belki de. Fakat 24 saniyelik şut saati icad edilmeden önceki maçları izleyecek kadar da uçmuş değilim.


Pek çok oyuncu listeyi son anda kaçırdı: Walt Frazier, Hakeem, Artis Gilmore, John Lucas, Dr J, Kareem... İlk 5 ise şöyle,

5. Sir Charles. Muhteşem basketbolcu. Korkunç fotoğraf. Sırf şu fotoğraf yüzünden bıyık fikrinden vazgeçme noktasına geldim.


4. Larry Bird. Gezegende 1986 Finalleri'nin seyretmeyen insan kaldı mı? Eğer seyretmediyseniz bu ismi yazarken neler hissettiğimi bilmiyorsunuz. Ayrıca arkadaşım sen neden 80'lerdeki Celts vs Lakers finallerini seyretmiyorsun? 1984 Finali'ni izlememiş NBA sever mi olur amk?


3. Phil Jackson. Knicks'le 2 şampiyonluk yaşadı. Tabii yalnızca bir rol oyuncusuydu. Jackson 7-8 sayı atarken Willis Reed pota altında çılgın atıyor (1970 Finalleri. Efsanevi 7. maçta Wilt'i denize döktü), Walt Frazier ise hücumu yönetiyordu. Derken Jackson emekli oldu. Sonra olaylar gelişti.


2. Kurt Rambis. 80'lerdeki efsanevî Lakers kadrosuyla 4 şampiyonluk kazandı. Elbette ki yalnızca bir rol oyuncusuydu ama bu işin en iyilerindendi. Pota altında sürekli savaşan, bencillik yapmayan bir oyuncudur. Gözlükleri sebebiyle Superman (Clark Kent) derlerdi(2).


1. James "Buddha" Edwards. Birinciliği hak ediyor. Yolda görsem korkudan taşaklarım büzüşür, saçlarım beyazlar, son gücümle kaçarım. Zaten tipinin götürdüğü takıma gitti. 80'lerin sonunda iki kere şampiyonluğa uzanan Pistons'ta kritik rollerden birini üstlenmişti (10 sayı, 5 ribaunt). Başka pek çok takımda da yer aldı. Hatta kariyerinin son senesinde (1996) Bulls'la bir yüzük daha kazandı (tabii neredeyse süre almıyordu.) ama Bad Boy olarak hatırlanır.


*

(1)"Asla ama asla ama asla başka bir Larry Bird olmayacak." Magic Johnson

(2)Shaq Dwight'ın Superman nick'ini çaldığını söylüyor. Ama nick'in mazisi çok eskilere dayanır. Rambis'e Superman diyen ilk isim: Chick Hearn. Staples Center'daki efsane spiker. İsmi salonun tavanında dalgalanıyor. Hemen salonun önündeyse heykeli var.

Sunday, April 8, 2012

Larry Bird

Ve daha sonra... Larry Bird Birleşik Devletler'i işgal etmeye karar verdi

Jeremy Evans'ın 2 topla yaptığı alley-oop, Paul George'un Tron ya da Fosforlu Cevriye smacı, Derrick Williams'ın panyanın yanından seken topu 360'la bitirmesi... 2012 Smaç Şampiyonası deyince aklıma hiçbiri gelmiyor. Hepsinden önce Charles Barkley'nin Larry Bird hakkında söylediklerini hatırlıyorum: "Larry Bird was so great, you could wear his jersey in the ghetto."
Yani: Larry Bird o kadar büyük bir oyuncuydu ki, gettoda(1) onun formasını giyebilirdiniz.

*

Ghetto: Genellikle azınlıkların yaşadığı kenar mahalle. Amerika'da getto deyince, akla siyahîlerin yaşadığı mahalleler gelir tabii.

Friday, January 22, 2010

We wuz robbed



2006 smaç şampiyonu, sergilediği akıl almaz performansla Andre Iguodala olmalıydı. Hangi akla hizmet jüriye seçildiği meçhûl Kenny Smith, ekstra birer smaç görebilmek için verdiği puanı değiştirmiş, Nate Robinson ise kırk kere deneyip nihayete erdirebildiği smacıyla şampiyon ilân edilmişti. Charles Barkley ne kadar çemkirse az.
Iguodala'nın özellikle iki hareketi hafızalarımızdan silinmeyecek. Önce, 2005 yılında J.R. Smith'in yaptığı underrated smacı( http://www.youtube.com/watch?v=T85WnlYIwzs&feature=related ) zorlaştırmış,


ardından Iverson'ın pasıyla gelmiş geçmiş en yaratıcı alley-oop'lardan birine imza atmıştı.


Sonuçlar açıklandığında Iverson'ın "we wuz robbed" demesi, gecenin özetiydi sanırım.