Showing posts with label Brooks Scott. Show all posts
Showing posts with label Brooks Scott. Show all posts

Monday, June 18, 2012

Finaller Hakkında 4 Not

Fauller
Muhtemelen gezegendeki en iyi 2 basketbolcu birbirlerini tutunca hepimizin ağzından su akıyor, zevk ve keyiften uçuyoruz. Durant fizikî dezavantajlarına rağmen LeBron'u savunma görevini istiyor, hırs ve dirayetiyle başarılı oluyor zart zurt... Bitti. Yeter.

Durant savunmada LeBron'la (3 insan kalınlığında, yarım tank ağırlığında bir yaratık.) boğuşunca hem çok yoruluyor, hem de faul yapmak zorunda kalıyor. Artık hücuma odaklanması lazım. Mesela Heat'in şut yüzdesi ikinci yarıda %35'in altına düştü, son çeyrekte tam 9 top kaybı yaptılar. Tüm bunlar olurken KD ya faul problemi sebebiyle kenarda oturuyor (Scott Brooks galiba takımı tamamen kısırlaştırmak için Westbrook'u da aynı dakikalarda kenara aldı.) ya da dili 5 karış dışarıda geziniyor. Olacak iş değil. "Aman efendim, çok ucuz fauller çaldılar" lâflarıyla geçiştirilemeyecek bir vakayla karşı karşıyayız.
KD ve faullerden devam. 6'da 4 ve 4'te 2; Kevin Durant'in son iki maçtaki serbest atış istatistikleri. Hırs yaptım, mahalleden rakam toplayıp konuyu açıyorum

Geçen sene pek çok oyuncu (Başta Durant) rakibin kollarını kullanıp faul alıyor ve şut pozisyonunda olmadığı hâlde çizgiye gidiyordu. Kural değişikliyle bu dandirik avantajı kaldırmaya karar verdiler. Fakat KD'nin serbest atış sayısındaki azalmanın bununla alakası yok. Durant ilk maçta 9 faul kullandı. Normal sezonda 8 ortalama tutturmuş, playoff'larda ise 8,5 (Son 2 maç hariç.). Peki LeBron'a karşı rahat faul alamıyor olabilir mi? Hayır. Bugüne dek normal sezonda 9 kere karşılaştılar ve KD 8 serbest atış ortlaması tutturdu (LeBron ise 7).

Hakemlerden bahsetmek mümkün (2. maçın sonunda net faul çalınmadı mesela.). Fakat abartmaya, hatta saçmalamaya gerek yok.

Boyalı Alan
LeBron pota altında terör estiriyor. Wade driplingle içeri girmeye çalışıyor ya da potaya devrilen uzunları besliyor (Bosh ikili oyunlarda orta mesafe şutu tercih eder normalde. Fakat strateji olarak pick&pop yerine potaya gitmesi istenmiş belli ki.). LeBron&Wade sürekli içeri cut yapıyor ve topla buluşuyorlar. Oyum oyum oydular OKC boyalı alanını (Strateji derken şunu demek istiyorum: ilk 20 dakikada boyalı alan dışından yalnızca 2 sayı bulmuş Heat.). Pota altı sayıları ve süper yıldızların buldukları faullerin Finaller'de çok öne çıkacağı belliydi zaten (İlk maçta 1,5 metreden bulunan sayılarda OKC'nin 48'e 28 üstünlüğü var; ikinci maçtaysa Heat 38-28 öne geçmişti.).

Eşleşmeler
Heat'in kısa 5'ine karşı Perkins&Ibaka oynadığında OKC'nin yapması gereken birkaç şey var:
1. Çılgınca ribaunt üstünlüğü sağlamaları lâzım. Fakat Heat toplam hücum ribauntlarının 1/3'ini aldı dün akşam (OOHHAA!!).
2. Heat kısa 5'i daha skorer olduğundan dolayı dengeyi sağlamak için uzunların sürekli sayı bulması, LeBron, Battier ve Bosh'u yıpratmaları lâzım. Fakat yapamıyorlar. Hatta Sam Presti mükellef bir sofra kurmasına rağmen kuş sütünü unutmuş (Heee, Sam Presti unuttu ama ben hatırladım. Nah! Tam anlamıyla mükemmel takım kurmak imkansız diyelim.): post oynayabilen bir uzun.
3. En mantıklısı kısa 5'e dönmek (Ne savunmada, ne hücumda eşleşemiyorlar.). Hazırsanız "Hoca şu 11'le çıksın" tadındaki yorumcu kıvamına geleceğim: Scott Brooks Westbrook, Harden, Thabo (Fisher değil. LeBron'u KD ile müdafaa etmekten bahsediyorum 10 dakikadır.) , Durant ve Ibaka/Collison gibi bir 5 tercih etmeli.

Rondo
Westbrook Heat'i Rondo'ladı. Spoelstra'nın "Zaten 7 maç bununla uğraştık, aynı hareketi yapan başkası olursa kaide-i şahanesini tokmaklayacağım" diye and içtiği konuşuluyor.

Sunday, May 27, 2012

Spurs vs Thunder

Bu akşam Dünya basketbolunun zirvesine tırmanacağız. Gezegende en iyi basketbol oynayan takımla, en güçlü kadroya (muhtemelen) sahip olan takım karşılaşacak.

Spurs alan paylaşımında garip bir organizmaya dönüşmüş durumda. Durdurulamaz bir makineymişçesine ilerliyorlar. Skor konusunda seri üretime geçmişler adeta. Maşallah. Hem eskisi gibi defansif olmadıkları, hem de playoff'larda rakip tanımadıkları için 15 senedir ilk defa San Antonio'nun oyununu sevmeyi öğrendik. Artık huzur içinde ölebilirim.
Yetenek, derinlik, karakter kriterleri ele alındığında bence OKC şu an Dünya'daki en iyi kadroya sahip; başı arşa değmiş süperstar (Durant), süper side-kick (Westbrook), olağanüstü savunmacı uzunlar (Ibaka: yardım savunması ve blokta aşmış bir isim. Perkins: epik birebir savunmacı. Collison: her iki alanda da şahane.), elit dış savunmacı (Sefolosha), kenardan gelen Harden...

Gençler ve yaşlılar, hatta takım ve bireysellik karşılaşacak ama takımlar arasında garip benzerlikler de yok değil. Spurs maç başı 103,5 sayı atıp (ligde 2. sıradalar), 96,5 sayı yiyor (16. sıra); Thunder ise bulduğu 103 sayıya (3.), karşı 96 yiyor (17.). Lig sıralamaları neredeyse eşit. Hatta yeni istatistiklere bakınca savunma verimliliğinde 10. sırayı paylaştıklarını görüyoruz. Peki ribaunt? Biri onbirinci, diğeriyse onikinci.

Krallar ve Parker vs Westbrook
Thunder savunması, pırpır guard'ları durdurmakta zorlanabiliyor (Parker 42 sayı göndermişti normal sezonda.). Mavs ve Lakers'ta böyle bir oyuncu yoktu. İlk kez bir deliciyle, üstelik bu işin padişahı olan Parker'la karşılaşacaklar (Unutmadan, Pick&roll'de Parker'ın Thunder'a karşı neler yaptığını Zach Lowe'dan okumak [İngilizce] için buralara bir yerlere tıklayın.).

Perdeyi kullanıp orta mesafeden şut gönderdiğinde Westbrook'un ne kadar tehlikeli olduğunu Lakers serisinde gördük (switch yapmadılar, yaptılar... pek fark etmedi.). Bu serideyse Westbrook'un driplinglerine karşı duracak kadar güçlü bir rakip oyuncu bulmak zor. Parker? Green? 34 yaşına gelmiş Captain Jack? Green ile Westbrook boğuşursa, sahadayken Harden'ı kim tutacak? Buradan daha da garip bir soruya geçiyoruz: Durant'le kim eşleşecek? Kawhi Leonard normal sezonda fena iş çıkarmamıştı ama playoff'larda işler biraz farklı; hele ki savunmacı alternatifiniz (yaşlı Jackson, Diaw?) yoksa.
Durantula, Bilim Tarihindeki En Ölümcül Deney Kazası

Duncan'ı muhtemelen Perkins savunacak, Ibaka ise yardım savunmacısı olarak bloklara konsantre olacak. Üstelik Ibaka da Collison gibi belli bölümler Duncan'ı müdafaa edebileceği için bu seride Duncan'dan beklentileri çok yükseltmemek gerek (Tabii böyle konuşuyorum ama Spurs'un yaptığı pick&roll'ler ve alan paylaşımı sayesinde boş şutlar bulmaması imkansız.). Önemli olan Duncan'ın ribauntlarını sınırlayabilmek.

İlk bakışta Spurs'u zorlayabilecek tek şey var: skorer pota altı. Batı'da, hatta tüm ligde Spurs'un kıçından soğuk terler akıtabilecek iki pota altı mevcut: Lakers ve Grizz (twitter'da süper bir yorum okumuştum: "CP3 önce Memphis'i devirdi, sonra sakatlandı. San Antonio sana kurban olsun."). Thunder uzunları yalnızca ve yalnızca müdafa yaparken özel olabiliyorlar (Tamam, ucundan kıyısından Ibaka var.). Bu sayede Bonner ve Diaw daha fazla süre şansı bulabilirler. Bonner'ın 3'lük silâhı da Thunder pota altını açacak elbette (Bu arada pota altında skor üretemedikleri için Durant'i 4 numaraya atıp kısalmak OKC'nin de işine gelebiliyor bazen.).

Ginobili vs Harden
1. Her ikisi de solak.
2. Her ikisi de all-star seviyesinde ama bench'ten gelip oyunu forse ediyorlar.
3. Westbrook muhteşem bir basketbolcu. Durant ligin en acayip hücumcusu ve önümüzdeki 10 senenin bayrak adamlarından biri (Sakatlanırsa arkadaşlarla el ele tutuşup Taksim Meydanı'nda kendimizi yakacağız.). Fakat Thunder cephesinde en zeki oyuncu Harden. Ginobili mi? Ginobili zaten Ginobili.
4. İkisi de atletik olarak hem overrated, hem underrated. Çılgınca atletik olmamalarına rağmen aşmış basketbol iq'ları sebebiyle çılgınca atletikmiş gibi görünüyorlar. Tabii bazen yavaşmış hissi verdikleri için atletik olmadıklarını söylemek de süzme salaklık.
5. Her ikisi de sevilen oyuncular.
6. Dripling (bkz. Euro Step), turnike, pas, şut... Üsluplarındaki pek çok ortak yönü anlatan eğlenceli bir video için vakit kaybetmeden aşağı bakın
                        

Yönetim
Benzerlik: Sam Presti'nin Spurs organizasyonundan geldiğini daha önce de söylemiştim. Tony Parker'ın seçilmesinde büyük rol oynadığı söyleniyor. Zamanın onu haklı çıkardığı belli. Tıpkı Harden konusunda olduğu gibi (2 senedir Evans veya Curry seçiminin daha doğru olacağı konuşuluyordu. Sebebini bilmiyorum ama ben ne kadar yavaş başlamış olsa da Harden'ın çılgınca gelişeceğini düşünüyordum. Gerçi 2 senedir Evan Turner'dan da benzer bir gelişim beklediğim için beni çok ciddiye almasanız da anlarım.). Her iki takımın da iyi karakterli oyunculardan oluşması rastlantı değil.

Farklılık: Scott Brooks'un iyi bir insan olduğunu, Thunder takım kimyasına ve oyuncuların gelişişmine katkısı olduğunu biliyorum ama 1 saniye... Gregg Popoviç vs Scott Brooks? Yani Platon vs Mustafa Topaloğlu, yani 32 playoff maçı vs 189 playoff maçı. Yani Gregg Popovich 99'da Lakers koçu Kurt Rambis'e ne yaptıysa, Scott Brooks'a da aynı muameleyi münasip bulacak muhtemelen.