Showing posts with label En Güzel Hareketler. Show all posts
Showing posts with label En Güzel Hareketler. Show all posts

Saturday, June 9, 2012

100 Şut

Dün akşam maç olmadığı için salak salak internette geziniyordum ki, aklıma hoopism'in yaklaşık 1,5 sene önce yaptığı şahane bir çalışma geldi: Tarihteki en büyük 100 şut. Hâlâ kurcalamayan kaldıysa sağdan ilk çıkışta sizi bekliyor: http://hoopism.com/?p=1208

Kullanımı çok basit. Her şut için şemada bir nokta var. Kamera açılarına göre sahaya yerleştirilmişler. Sahanın sol tarafındaki şutlar mavi, sağ tarafındakilerse beyaz (Mesela sağ tarafta mavi renkli bir nokta görürseniz yarı saha basketiyle karşı karşıyasınız demek.). Noktaların üstüne tıklayınca YouTube ilgili şutları gösteriyor. Üstelik atışı yapan basketbolcunun ismini 3 kere tekrarlayınca imzalı formasını kazanıyorsunuz. Fransız İhtilâli'nden beri insanoğluna yapılmış en büyük hizmet.

Not: Lig tarihindeki oyuncuları, maçları veya şutları listelemeye başlayınca tamamen subjektif takılıyoruz. Normal. Herkesin favori oyuncuları, unutamadığı anlar, tuttuğu takımlar falan fistan farklı çünkü. O yüzden bazı şutları göremeyince sinir stres yapmaya gerek yok.

Tuesday, April 24, 2012

Özgürlük Anıtı

En İyi Savunmacı Ödülü muhtemelen Tyson Chandler'a[1] gidecek. Fakat en iyi dış savunmacı diye bir ödül olsa, bu sezon ya Tony Allen ya da Luol Deng[2] kazanırdı. Grizzlies tam saha baskı uygulayan bir takım. Hatta NBA'de bu işi onlardan iyi yapabilen yok. Memphis guard'ları (Conley&Allen) rakip kısaları boğuyorlar. Üstelik Tony Allen hem danalar gibi sahada koşturuyor, hem de rakibin süper yıldızını savunuyor. Zaten fantastik hareketleriyle değil, inatçılığıyla tanınan bir basketbolcu. Fakat dün akşam güzel bir hareket yaptı: Özgürlük Anıtı; Amerikan futbolundaki meşhur numaralardan biri. Hareket şöyle[3],
                         
Tamam, basketbolda pek işe yaramayabilir ama hoş görünüyor. Peki futbolda işe yarar mı? Amerikan Futbolu bilmeyenler için kısaca anlatayım. Quarterback bir eliyle pas verirmiş gibi yapar ama o sırada topu diğer eline alıp sırtının arkasında saklar. Bu sırada running-back çaktırmadan topu quarterback'ten alır ve koşmaya başlar. Ben anlatınca olmuyor,
                                                

***

[1]New York Knicks şu an ligin önemli savunma takımlarından birine dönüşmek üzere. Geçen sene 105,7 sayı yiyorlardı; bu sezon 94,8. Geçen sezon ligde en çok sayı yiyen 3 takımdan biriydi Knicks. Melahat Hanım Anaokulu Kız Öğrenciler Basketbol Takımı bile müdafaada Knicks'ten daha başarılıydı (Ciddiyim. Geçen sene yeğenimin maçını seyretmiştim.). Unutmayalım ki, savunma özürlü bir bünye olan Amar'e takımın pota altında yer alıyor. Bu dramatik değişimin en büyük sorumlusu (yaklaşık %89.4'ü) Chandler.

[2]Derrick Rose sakatlıkları yüzünden normal sezonun neredeyse yarısını kaçırdı. Bulls'un lig birinciliğine ulaşmasında aslan payı koçun; tüm oyuncuların da payı var. Fakat Luol Deng önemli sağlık problemleriyle boğuşmasına rağmen sürekli sahaya çıkmaya çalıştı. Üstelik her maç rakip süper yıldızlarla boğuşmak zorunda kaldı.

[3]O değil de Tony Allen double dribble denen naneyi yapmış gibi görünüyor. Hakemler düdük çalıp topu Cavs'e verebilirlerdi.

Friday, April 6, 2012

Blake Griffin Hatıra Albümü

İki gün internete giremedim(1), NBA çıldırdı. OKC basketbol oynuyor, Boston toparlandı, Stan van Gundy kovulmak üzere... Fakat bunların hiçbiri 2 manyak smaç kadar konuşulmadı. Geçen akşam Blake Griffin Pau Gasol'un en büyük kâbusuna dönüştü.

                          
                            
2 smacın ardınan internet alemi çalkalandı; forumlar, bloglar, youtubegiller... Hem smaçları, hem de Kia'nın reklamları gibi eğlenceli tv projeleriyle Amerika'da herkesin sevgilisine dönüşen Griffin şu sıralar en çok takip edilen atletlerden biri. Ben de gaza gelip Blake'in hatıra abümünü yapmaya karar verdim. En güzel smaçlarını değil, yalnızca başkalarının üstünden yaptığı smaçları toplayıp küçük bir video arşivi hazırladım. Her takımdan bir örnek verdim. OKC'den efsanevî Perkins smacını koydum mesela. Bu yüzden Kristic'e yer kalmadı(2). Aynı şekilde bazı çok güzel smaçları da listeye alamadım: Knicks'ten Gallinari(3), San Antonio'dan Duncan(4), Lakers'tan Bynum(5)...

11. Tarih: 2011, Kurban: Nenad Kristic (Celts)

10. Tarih: 2010, Kurban: Rodney Stuckey(Pistons)

9. Tarih: 2010, Kurban: Shelden Williams (Nuggets)

8. Tarih: 2012, Kurban: Ersan İlyasova (Bucks)

7. Tarih: 2012, Kurban Kris Humphries (Nets) 

6. Tarih: 2012, Kurban: Manu Ginobili (Spurs)

5. Tarih: 2011, Kurban: Kyle Korver (Bulls) 

4. Tarih: 2011, Kurban: JaVale McGee (Washington) 

3. Tarih: 2010, Kurban: Anthony Tolliver (T-Wolves) 

2. Tarih: 2010, Kurban: Timofey Mozgov(Knicks)(6) 
 

1. Tarih: 2012, Kurban: Kendrick Perkins(Thunder)

** 

(1)NBA Şampiyonluk Yüzükleri projesi de birkaç gün sarktı. And içtim ulan, bu işin altından kalkacağım.

(2)2011'deki smaç şöyle bir şeydi

(3)Gallinari

(4)Duncan

(5)Bynum

(6)Bu smaç o kadar çok tuttu ki, benzerlerine "Mozgovlamak" deniyor.

Tuesday, March 27, 2012

Mr. Hardaway

Bugün Golden State forumlarında bir ankete rastladım: "Gelmiş geçmiş en iyi crossover yapan oyuncu kimdir?" Herkesin vereceği cevap belli: Tim Hardaway. Celtics forumlarında "gelmiş geçmiş en büyük pivot kim" diye tartışmaya ya da San Antonio barlarında tarihteki önemli 4 numaraları karşılaştırmaya benziyor.

Golden State, Çılgın Profesör Don Nelson önderliğinde 4.5 kısa oyuncunun koşturduğu, run&gun'a benzeyen, rakipten daha fazla sayı atmaya dayalı bir basketbol stili yaratmıştı. Oyunu  şekillendiren 3 basketbolcunun baş harfleriyle unutulmaz bir lakap yarattılar: TMC. Tim Hardaway, Mitch Richmond, Chris Mullin. 90'ların başında ligi alt üst eden "Run: TMC" hakkında, Mullin'in forması emekli edilirken yaşananlar sebebiyle bir şeyler karalamıştım. Hardaway TMC'yi sürükleyen basketbolcuydu. Topu hızla rakip sahaya taşır, isterse en doğru pası verir, isterse kendi bitirirdi. Kısa sürede ligin en değerli guard'larından birine dönüştü ama ona esas hayran kitlesi kazandıran ölümcül crossover'larıydı. Hiçkimse karşısında duramaz, hatta durmaya cesaret edemezdi. Ne tarafa gideceğini anlayamayan rakipler bazen gözlerine ışık tutulan tavşanlar gibi kaskatı kesilir, bazen de hamamda bayılan koca karılar gibi yerlere yuvarlanırlardı. Karşısında durmaya cüret eden onlarca oyuncu cin çarpmışçasına donakaldı (Kidd, Stockton, Ron Harper, Kenny Smith...). "Killer crossover" denen güzelliği en başarılı uygulayan oyuncuydu.

Iverson crossover'ın en büyük üstadlarından biri. Alston, Tinsley gibi sokaklarda ünlenmiş basketbolcular da olağanüstü crossover'lara imza attılar ama Tim Hardaway ligin crossover'a bakışını değiştiren isimlerin başında gelir. En iyi midir, bilmem ama en iyilerden biri olduğu aşikar.  

Ankete dönersek, Tim Hardaway oyların %93'ünü almış. Iverson %4, Wade %1, Rose %1, Oscar Robertson %1 ve Bob Cousy %0 oy toplayabilmiş. GS taraftarı zaten dertli, diğer isimlere oy verenleri forumdan banlamışlardır sanırım.

Sunday, January 10, 2010

Panyalı Üçlük ve Maç Kazandıran Steps

Maç kazandıran basketler, üç saatlik heyecanı birkaç saniye içine sıkıştırdıklarından ötürü hepimizi ayağa kaldırır. Playofflarda maç, hattâ seri kazandıran atışlar, ebediyen dilimize pelesenk olur. Fakat normal sezon buzzer-beater'larının sohbet ömrü üç beş günü geçmez. En azından benim için.


Şimdi, NBA-2009 Aralık'tan seçilmiş en güzel hareketlerin 2 numarasına Kobe'nin Miami'ye karşı 4 Aralık'ta attığı son saniye üçlüğü konulmuş. Panyalı üçlükler, bilek gücünden ziyade şans faktöründen hâsıl olmuştur. Zaten Kobe de maç sonunda "kariyerimin en şanslı basketlerinden biri" dedi.


En güzel hareketlerin ilk sırasında ise Kobe'nin Milwaukee'de stepsle karışık yaptığı sayı var (12 Aralık).


Eğer bir oyuncu böyle basketlerden çokça atmışsa, hepsini toplayıp 'ayın en güzel hareketleri' listesinin tek maddesinde vermeye karşı değilim. Fakat meselâ ocak ayında Bryant beş tane buzzer-beater atsa, ilk beş harekette spektakuler smaçları, olağanüstü asistleri görme şansını yitirecek miyiz?


Bakın, ocak ayının ilk haftasında en güzel hareketlerin bir numarası kime ait?

Friday, January 8, 2010

Dr. B


Esrar çıkısıyla görüntülendikten sonra Beasley'nin imaj değişikliğine ihtiyacı vardı hakikaten. Ben beğendim. Zaten ligde pek afro kalmadı, özlemişim. Gerçi Jennings de afroya dönmüş ama şimdilik onun saç modeli için çekimser kalmayı tercih ediyorum.

Heat forumlarında Charlotte'a karşı yaptığı enfes takip smacının gazıyla, Dr. J temalı 'Dr. B' lâkabını bulmuşlar. Sakinleşelim, sakinleştirelim; bu dünya kimseye kalmaz.