Showing posts with label Duncan Tim. Show all posts
Showing posts with label Duncan Tim. Show all posts

Saturday, June 2, 2012

Doğu Finalleri

Konferans Finalleri, playoff'larda izlediğimiz en iyi iki seriye sahne oluyor. Uzadıkça uzasın istiyorum. Hatta mahallede bakkal, manav toplaşıp, "7 maç, 7 maç" diye tezahürat yapıyoruz[1]. Batı Konferans Finalleri'nde Spurs'un mükemmel hücumuyla Thunder'ın vahşi atletizmi çarpışıyor. Doğu Konferans Finalleri ise daha garip. Tabii bu garipliğin pek çok sebebi var; Miami'nin kendine has dinamikleri, sakatlıklar, son kez dans eden Celts, yıllar önce Uzay'ın derinliklerinden gezegenimize gelen Rondo...

2. maçta dinlenmeksizin 53 dakika oynayan Rondo kariyerinin en acayip, mantıksız, osuruk uçuklatıcı performansına imza atmıştı: 24'te 16 ile 44 sayı, 10 asist ve 8 ribaunt. Yaptığı zilyon tane triple-double'dan çok daha heyecan vericiydi (bkz. İlk 3 çeyrekte 10 sayı atıp, son çeyrek boyunca potaya gitmeyi unuttuğu akşamlar.). Rakamlarla söylemek istediklerimi anlatmam imkânsız. İstediği her noktadan şut atabiliyor[2], tek başına takımı ayakta tutuyordu. Üstelik maç boyunca yalnızca 3 top kaybı yaptı. Tekrardan ligdeki en dengesiz ve garip süper yeteneğin Rondo olduğunu fark ettim. Aval aval televizyona bakıyordum. Birkaç saatliğine gerçeklik algısını yitirmişim.
                   

Tabii serinin üçüncü karşılaşmasında esas kahraman başka bir isimdi: Kevin Garnett. İkinci maçın sonlarında kıpırdayacak hâli bile kalmadığı için kendini toparlayamayacağını düşünmüştüm. Epic Fail. Garnett sahadayken +27 sayı attı Celtics (Hatta bu playoff'lar hakkında çılgın bir istatistik vereyim. Garnett sahadayken takım rakiplerine 48 dakika başına +17 fark atıyor; sahada değilken ise -28.6). Dün akşama dek Konferans Finalleri'nde Chris Bosh'un olmadığı Miami pota altını domine edememiş, ilk 2 maçtaki 34 şutunun yalnızca 13'ünü boyalı alandan kullanmıştı. Peki ya bu akşam?
Celtics KG önderliğinde boyalı alanı kulu, kölesi yaptı: tam 58 sayı. Playoff'lar boyunca ulaştıkları en yüksek rakam. Hatta şampiyon oldukları 2008'den beri bu sayıya çıkamamışlar. Bu kadarla kalmıyor: 44 ribaunt aldılar, Miami ise 32'de kaldı. Keyon Dooling çok iyiyidi, Ray Allen smaç bastı[3], Marquis Daniels ise kenara gelirken ayakta alkışlandı (Alternatif X-Files Senaryoları). KG maç sonrası soyunma odasında tam olarak şöyle söylemiş: "The Jungle was rocking tonight. I want to thank all the fans. The fucking jungle was rocking tonight. I fuckin loved it. Fuck it." (Tribünler bu gece yıkılıyordu. Bayıldım amk, bayıldım.)

Miami cephesindeyse olaylar biraz daha karışık. Yalnızca kötü oynadıklarını söylemek anlamsız olur. Oynamadılar çünkü. LeBron hariç şalterleri tamamen indirmişe benziyorlardı; şutörler, savunmacılar, bench, D-Wade... 20'de 9'la 18 sayı attığı için pek belli olmuyor ama Wade çok kötü oynadı. Pick&roll kullanacak hâli kalmamış gibi görünüyor, Ray Allen'a karşı post avantajını değerlendirmiyordu. 1 KERE BİLE SERBEST ATIŞ KULLANMADI. Peki Playoff'larda en son ne zaman çizgiye gitmemiş? 2004'te. Yani çaylakken[4]. Dizinden sıvı aldırmadığı günlere, Pacers serisinin üçüncü maçına döndük adeta. Tabii hemen coşmamak lazım. Pazar akşamı neredeyse tüm Heat oyuncularının daha iyi olacaklarını biliyoruz.

Duncan'ın Blok Rekoru
Duncan'ın yeni bir unvanı var: Playoff tarihinde en çok blok yapan oyuncu. Fakat 1974'e dek blok istatistiği tutulmuyordu. Yani Russell&Wilt'in kaç blok yaptığını bilmiyoruz (Russell'ın her maç 7-8 rakamlarına ulaştığı söylenir.). Üstelik Kareem'in ilk 41 playoff maçı da blokların sayılmadığı döneme denk geliyor. Anlayacağınız Duncan kağıt üstünde en çok blok yapan oyuncu oldu ama gerçekler biraz daha farklı. Duncan'ı sayılarla anlatabilmek pek mümkün değil zaten.
___________________________________
[1]Blog'u takip edenler belki hatırlar. Daha önce bakkal, manav ve babaannemla takım kurmuş, Wizards'ı yenmiştik. Bir keresinde de Vince Carter'ı dövmeye gitmiştik aynı grupla.

[2]Senelerdir ağızlardan düşmeyen bir efsane var: Rondo antrenmanlarda süper şut atmasına rağmen maç esnasında serbest atış kullanmakta bile zorluk yaşıyor. 2 sene önce Durant ile EŞŞEK oynamış ve takır takır 3'lük atıp beni aptallaştırmıştı. O günden beri belki de ilk kez bu bitmek bilmeyen efsanelere inandım.

[3]RayRay smaç bastıktan sonra twitter worldtrend'lerinin ikinci sırasında şu kalıp vardı: Did Ray Allen

[4]LeBron&Wade 2. maçta tam 35 kere çizgiye gitmişler. Bu akşamsa LeBron'un kullandığı 5 serbest atış var yalnızca. Birleştiklerinden beri ikilinin en az serbest atış kullandığı maç olmuş.

Sunday, May 27, 2012

Spurs vs Thunder

Bu akşam Dünya basketbolunun zirvesine tırmanacağız. Gezegende en iyi basketbol oynayan takımla, en güçlü kadroya (muhtemelen) sahip olan takım karşılaşacak.

Spurs alan paylaşımında garip bir organizmaya dönüşmüş durumda. Durdurulamaz bir makineymişçesine ilerliyorlar. Skor konusunda seri üretime geçmişler adeta. Maşallah. Hem eskisi gibi defansif olmadıkları, hem de playoff'larda rakip tanımadıkları için 15 senedir ilk defa San Antonio'nun oyununu sevmeyi öğrendik. Artık huzur içinde ölebilirim.
Yetenek, derinlik, karakter kriterleri ele alındığında bence OKC şu an Dünya'daki en iyi kadroya sahip; başı arşa değmiş süperstar (Durant), süper side-kick (Westbrook), olağanüstü savunmacı uzunlar (Ibaka: yardım savunması ve blokta aşmış bir isim. Perkins: epik birebir savunmacı. Collison: her iki alanda da şahane.), elit dış savunmacı (Sefolosha), kenardan gelen Harden...

Gençler ve yaşlılar, hatta takım ve bireysellik karşılaşacak ama takımlar arasında garip benzerlikler de yok değil. Spurs maç başı 103,5 sayı atıp (ligde 2. sıradalar), 96,5 sayı yiyor (16. sıra); Thunder ise bulduğu 103 sayıya (3.), karşı 96 yiyor (17.). Lig sıralamaları neredeyse eşit. Hatta yeni istatistiklere bakınca savunma verimliliğinde 10. sırayı paylaştıklarını görüyoruz. Peki ribaunt? Biri onbirinci, diğeriyse onikinci.

Krallar ve Parker vs Westbrook
Thunder savunması, pırpır guard'ları durdurmakta zorlanabiliyor (Parker 42 sayı göndermişti normal sezonda.). Mavs ve Lakers'ta böyle bir oyuncu yoktu. İlk kez bir deliciyle, üstelik bu işin padişahı olan Parker'la karşılaşacaklar (Unutmadan, Pick&roll'de Parker'ın Thunder'a karşı neler yaptığını Zach Lowe'dan okumak [İngilizce] için buralara bir yerlere tıklayın.).

Perdeyi kullanıp orta mesafeden şut gönderdiğinde Westbrook'un ne kadar tehlikeli olduğunu Lakers serisinde gördük (switch yapmadılar, yaptılar... pek fark etmedi.). Bu serideyse Westbrook'un driplinglerine karşı duracak kadar güçlü bir rakip oyuncu bulmak zor. Parker? Green? 34 yaşına gelmiş Captain Jack? Green ile Westbrook boğuşursa, sahadayken Harden'ı kim tutacak? Buradan daha da garip bir soruya geçiyoruz: Durant'le kim eşleşecek? Kawhi Leonard normal sezonda fena iş çıkarmamıştı ama playoff'larda işler biraz farklı; hele ki savunmacı alternatifiniz (yaşlı Jackson, Diaw?) yoksa.
Durantula, Bilim Tarihindeki En Ölümcül Deney Kazası

Duncan'ı muhtemelen Perkins savunacak, Ibaka ise yardım savunmacısı olarak bloklara konsantre olacak. Üstelik Ibaka da Collison gibi belli bölümler Duncan'ı müdafaa edebileceği için bu seride Duncan'dan beklentileri çok yükseltmemek gerek (Tabii böyle konuşuyorum ama Spurs'un yaptığı pick&roll'ler ve alan paylaşımı sayesinde boş şutlar bulmaması imkansız.). Önemli olan Duncan'ın ribauntlarını sınırlayabilmek.

İlk bakışta Spurs'u zorlayabilecek tek şey var: skorer pota altı. Batı'da, hatta tüm ligde Spurs'un kıçından soğuk terler akıtabilecek iki pota altı mevcut: Lakers ve Grizz (twitter'da süper bir yorum okumuştum: "CP3 önce Memphis'i devirdi, sonra sakatlandı. San Antonio sana kurban olsun."). Thunder uzunları yalnızca ve yalnızca müdafa yaparken özel olabiliyorlar (Tamam, ucundan kıyısından Ibaka var.). Bu sayede Bonner ve Diaw daha fazla süre şansı bulabilirler. Bonner'ın 3'lük silâhı da Thunder pota altını açacak elbette (Bu arada pota altında skor üretemedikleri için Durant'i 4 numaraya atıp kısalmak OKC'nin de işine gelebiliyor bazen.).

Ginobili vs Harden
1. Her ikisi de solak.
2. Her ikisi de all-star seviyesinde ama bench'ten gelip oyunu forse ediyorlar.
3. Westbrook muhteşem bir basketbolcu. Durant ligin en acayip hücumcusu ve önümüzdeki 10 senenin bayrak adamlarından biri (Sakatlanırsa arkadaşlarla el ele tutuşup Taksim Meydanı'nda kendimizi yakacağız.). Fakat Thunder cephesinde en zeki oyuncu Harden. Ginobili mi? Ginobili zaten Ginobili.
4. İkisi de atletik olarak hem overrated, hem underrated. Çılgınca atletik olmamalarına rağmen aşmış basketbol iq'ları sebebiyle çılgınca atletikmiş gibi görünüyorlar. Tabii bazen yavaşmış hissi verdikleri için atletik olmadıklarını söylemek de süzme salaklık.
5. Her ikisi de sevilen oyuncular.
6. Dripling (bkz. Euro Step), turnike, pas, şut... Üsluplarındaki pek çok ortak yönü anlatan eğlenceli bir video için vakit kaybetmeden aşağı bakın
                        

Yönetim
Benzerlik: Sam Presti'nin Spurs organizasyonundan geldiğini daha önce de söylemiştim. Tony Parker'ın seçilmesinde büyük rol oynadığı söyleniyor. Zamanın onu haklı çıkardığı belli. Tıpkı Harden konusunda olduğu gibi (2 senedir Evans veya Curry seçiminin daha doğru olacağı konuşuluyordu. Sebebini bilmiyorum ama ben ne kadar yavaş başlamış olsa da Harden'ın çılgınca gelişeceğini düşünüyordum. Gerçi 2 senedir Evan Turner'dan da benzer bir gelişim beklediğim için beni çok ciddiye almasanız da anlarım.). Her iki takımın da iyi karakterli oyunculardan oluşması rastlantı değil.

Farklılık: Scott Brooks'un iyi bir insan olduğunu, Thunder takım kimyasına ve oyuncuların gelişişmine katkısı olduğunu biliyorum ama 1 saniye... Gregg Popoviç vs Scott Brooks? Yani Platon vs Mustafa Topaloğlu, yani 32 playoff maçı vs 189 playoff maçı. Yani Gregg Popovich 99'da Lakers koçu Kurt Rambis'e ne yaptıysa, Scott Brooks'a da aynı muameleyi münasip bulacak muhtemelen.

Sunday, May 6, 2012

Sunday, January 24, 2010

On Yılın Takımı





PG: Jason Kidd, Steve Nash, Allen Iverson


SG: Kobe Bryant, Tracy McGrady, Dwyane Wade


SF: Lebron James, Paul Pierce



PF: Tim Duncan, Kevin Garnett, Dirk Nowitzki


C: Shaquille O'Neal


Vince Carter, Chris Webber, Yao Ming ve Ray Allen maalesef listenin dışında kaldı. Yine listenin dışında kalan Carmelo Anthony, Chris Paul ve Dwight Howard ise sonraki on yılın kadrosunda yerlerini alacaklar zaten.


Dallas 2010: İlk 5'ler

Doğu Karması
Allen Iverson (1.296.568 oy): 14.3 sayı(0.449), 2.8 ribaund, 4.2 asist
Dwyane Wade (2.327.550 oy): 27.0 sayı(0.465), 4.7 ribaund, 6.2 asist
Lebron James (2.549.693 oy): 29.9 sayı(0.509), 7.2 ribaund, 7.9 asist
Kevin Garnett (1.978.116 oy): 14.9 sayı(0.544), 7.5 ribaund, 2.5 asist
Dwight Howard (2.360.096 oy): 17.2 sayı(0.598), 13.2 ribaund, 2.5 blok
Koç: Stan van Gundy




Batı Karması
Steve Nash (1.222.235 oy): 28.3 sayı(0.458), 5.2 ribaund, 4.5 asist
Kobe Bryant (2.456.224 oy): 18.4 sayı(0.531), 3.1ribaund, 11.0 asist
Carmelo Anthony (2.137.560 oy): 29.7 sayı(0.464), 6.5 ribaund, 3.3 asist
Tim Duncan (1.156.696 oy): 19.9sayı(0.542), 10.5 ribaund, 3.1 asist
Amar'e Stoudemire (1.824.093 oy): 20.9 sayı(0.559), 8.6 ribaund, 1.0 asist
Koç: George Karl